Koroner Arter Hastalıkları

Dilimizde, “arter” kelimesinin karşılığı olarak “atardamar” kelimesi kullanılmaktadır. Atardamarlar kalpten pompalanan kanı tüm vücut organlarına taşıyan bir ağ sistemi olarak tanımlanabilir. Kalp, beyin, akciğerler, karın içindeki tüm organlar, kaslar, kollar, bacaklar ve diğer tüm dokular; atardamarlar yolu ile taşınan kandan oksijen alır ve beslenir.

Koroner arter nedir?

Koroner arterler kalbi besleyen atardamarlara verilen genel isimdir. Genellikle sol ve sağ koroner arter olmak üzere iki adet koroner arter bulunur. Sol koroner arter genellikle kalbin önüne ve arkasına giden, LAD ve CX kısaltmaları ile tanımlanan, iki önemli dal verir. Sağ koroner arter ise RCA kısaltması ile adlandırılır. Bu üç temel koroner arterin oluşturduğu sistem tüm kalbin besin ve oksijen ihtiyacını karşılar.

Koroner arter hastalığı nedir?

Koroner Arter Hastalığı (KAH) kalp adalesini besleyen ve koroner arterler olarak adlandırılan atardamarların daralma veya tıkanması ile kan akımının kısmi yada tam kesilmesine bağlı olarak ortaya çıkan hastalıklara denir. Nedeni halk arasında damar sertliği olarak bilinen "ateroskleroz"dur. Bu hastalığın en önemli tehlikesi, ilerleyen süreçte hayatı tehdit edebilen kalp krizine yol açabilmesidir.

Kalp krizi (miyokart infarktüsü) nedir?

Kalp krizinde koroner arterlerdeki daralmanın bir pıhtıyla tamamen tıkanması söz konusudur. Tıkanan koroner damarın beslediği bölgeye yeterince kan ve oksijen gitmemesine bağlı olarak kalp adalesinin ölümü meydana gelir. Ölü dokunun hacmi önemli boyutlarda olduğunda kalp yeterince kan pompalayamayabilir ve kalp yetmezliği bulguları gelişebilir. Gerçekleşen tıkanmanın yeri ve müdahalenin zamanına göre krizin şiddeti ve ölü dokunun hacmi hastadan hastaya fark eder. Hastalar kalp krizi sırasında ritim bozuklukları, kalp duraklamaları ya da aniden gelişen kalp duvarı yırtılmaları gibi farklı birçok nedenlere bağlı olarak hayati tehlikesi yüksek durumlar yaşayabilir.

Kalp krizinin tedavisi nedir?

Kalp krizi belirtileri ortaya çıktığında yapılacak en doğru şey en kısa sürede bir sağlık kuruluşuna başvurmaktır. Başvuru anından itibaren yapılacak en doğru yaklaşım, hızlı bir öykü alımı, fizik muayene ve EKG çekimini takiben kalp krizinin teşhisini doğru biçimde kesinleştirmektir. Kalp krizinin güncel tedavisi “primer ptca” denilen işlem yani kalp krizine sebep olan damarın derhal yapılan koroner anjiyografi ile tespit edilmesi ve bu damarın balon – stent yöntemi ile açılmasıdır. Bu yöntem, 7gün 24 saat uygulanan ve kalp krizi esnasında en yüksek faydayı sağladığı ispatlanmış tedavi yaklaşımıdır.

Koroner arter hastalığından korunma yolları nelerdir?

En önemlisi KAH risk faktörlerinin ortadan kaldırılmasına yönelik olarak yaşam tarzı değişikliklerinin gerçekleştirilmesidir.  Sigara içiyor olmak en önemli risk faktörlerinden birisidir. Sigara içilmemesi ve sigara içilen yerlerden uzak durulması koroner arter hastalığının önlenmesi açısından son derece çok önemlidir. Yüksek kolesterol düzeylerinin koroner arter hastalığı gelişimine direkt etkisi olduğundan, kan kolesterol düzeyleri diyetle ve ek olarak gerekiyorsa ilaç tedavisiyle normal düzeylere çekilmelidir. Düzenli egzersiz yapılmalıdır. Her gün yapılan düzenli yürüyüşlerin koroner arter hastalığından korunmada önemli rolü vardır. Fazla kilodan kaçınılmalı, boya göre uygun olan kiloya inilmelidir. Yüksek tansiyon ya da şeker hastası olanların kontrol altına alınması önemlidir. Stresli yaşantıdan uzak durulmaya çalışılmalıdır.

Koroner arter hastalığında tedavi nasıl planlanır?

Koroner arter hastalığı tanısı konan hastalarda tedavi planı kişiye özeldir. Tedavi planı; hastadaki belirtilerin ortaya çıkış şekli, hastalığın yaygınlığı ve ciddiyeti, kalp kasının kasılma gücü, hastanın ilaç tedavisine yanıtı, hastanın yaşı, şeker hastalığının varlığı gibi değişkenlere göre kardiyoloji ve kalp ve damar cerrahisi uzmanlarınca ortaklaşa değerlendirilerek verilir. Bu nedenle her hasta için tedavi, o hastanın özel şartlarına göre belirlenir.

Elektrokardiyografi (EKG) nedir?

Kalbin elektriksel aktivitesinin kaydının yapıldığı bir tanı yöntemidir. Cilde yapıştırılan, elektrot adı verilen algılayıcılar aracılığı ile kalbin elektriksel aktivitesi grafik olarak kâğıt üzerine kaydedilir. Kalp hızı, ritmi, kalp kasına yetersiz kan ve oksijen gidişini gösteren belirtiler, geçirilmiş kalp krizi bulguları, kalp zarı hastalıkları v.b. bir çok hastalık EKG yardımı ile teşhis edilebilir.

Efor testi nedir?

Doktorunuzun gerekli gördüğü durumlarda başvurulan bir tanı yöntemidir. Hasta koşu bandı üzerinde koşarken EKG`si kaydedilir. Hastanın yaşına göre beklenen kalp hızına ulaşıp ulaşmadığı, toplam koşu süresi ve test esnasında EKG’de belirli bazı değişikliklerin olup olmaması gibi kıstaslara göre değerlendirilir. Koroner arter hastalığının tanısının konulmasında ve izleminde yardımcı olan bir tanı yöntemidir.

Ekokardiyografi (EKO) nedir?

Kalbin çalışmasının geçek zamanlı olarak ultrasonografik yöntemle görüntülenmesidir. Bu yöntemde kalbin kanı pompalayabilme yeteneği, kalp büyüklüğü, kalp duvarlarının yapısı, daha önceden geçirilmiş kalp krizinin varlığı ve hasarın derecesi, kalp kapaklarının fonksiyonları ve hastalıkları, kalp zarı hastalıkları, aorta adı verilen vücudun temel atardamarının başlangıç bölgesinin yapısı ayrıntılı biçimde görüntülenebilir. Elde edilen bilgiler hastalıkların tanı ve tedavisinde hekime büyük oranda yardımcı olacaktır.

Transösefajiyel Ekokardiyografi (TEE) nedir?

İnce bir hortumun ağız yoluyla yutulması ile kalbin yakın plandan ultrasonografi ile görüntülenmesi esasına dayanır. Bu yöntemde Ekokardiyografi ile alınan görüntülerden daha net görüntüler elde edilmesi mümkün olur. Bazı kapak hastalıkları, kalp içi enfeksiyonlar, ritim bozuklukları ve bazı doğuştan gelen kalp hastalıklarının tanı ve tedavisinde sıklıkla kullanılan bir görüntüleme yöntemidir. İşlem sırasında hastaya “sedasyon” adı verilen bir yaklaşım ile işlem öncesi yatıştırıcı ilaçlar verilmesi ile hasta konforu mümkün olan en üst seviyede tutulmaya çalışılarak işlem yapılabilir.

Ritm Holter nedir?

Kalbe bağlanan elektrot adı verilen algılayıcılar ve bu algılayıcıdan gelen sinyalleri kaydeden bir kayıt cihazından oluşur. Hastanın 24 saat boyunca sürekli EKG’sinin çekilmesi ve bu EKG’lerin bir hard-diskte kaydedilmesi esasına dayanır. Kemere takılan küçük bir kayıt cihazını bir gün boyunca yanında taşıyan hasta, ertesi gün cihaz söküldükten sonra cihazın içindeki kayıtlar incelenerek değerlendirilir. Genellikle çarpıntı hissi ya da bayılma yakınmaları olan hastalarda uygulanan ve özellikle ritim bozukluklarının tanı ve tedavisine yön vermekte etkin bir yöntemdir.

Tansiyon Holter Nedir?

Kan basıncınızı belirli aralıklarla dijital olarak ölçen ve hafızasına kaydeden bir cihazdır. Münferit ofis ölçümlerinden çok daha doğru bir şekilde gün içindeki kan basıncı ortalamanızı ortaya koyarak hipertansiyon durumu olup olmadığını tanılamak için faydalıdır. En önemlisi giderek önemi artan “gece hipertansiyonu (non-dipping)” durumunun tespiti için en faydalı araçtır.

Eklenme Tarihi: 06.02.2016
Toplam Sayfa Gösterimi: 900

@2019 Tüm hakları saklıdır. www.haliltolgakocum.com.tr